MANSUR YAVAŞ “DEFOL GİT ” dedi.

  MANSUR YAVAŞ “ DEFOL GİT “dedi.   “Defol Git” Cümlesinin Ardındaki Ruh Hâli   Bir zamanlar Ankara’yı dürüstlükle yöneteceğini söyleyen, halkla arasına hiçbir zaman mesafe koymayacağını vadeden bir belediye başkanı vardı: Mansur Yavaş. 2019’un o umut dolu havasını hatırlayalım. Eline makam gücü geçince değişmeyen, yolda bulduklarını değil yola çıktıklarını tercih eden bir anlayış özlemiyle seçilen bir isimdi o. Ama ne yazık ki, aradan geçen beş yılda; birlikte yola çıktıkları birer birer uzaklaştı, yolda buldukları ise yeni bir yol haritası çizdi. Ve bugün geldiğimiz noktada, halktan gelen bir soruya “Defol git” diyecek kadar öfkesine yenilen bir Mansur Yavaş portresi var karşımızda. Evet, yanlış duymadınız. Sosyal medya üzerinden sorduğumuz basit bir soru, bir etik değerlendirme, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından şu sözlerle karşılık buldu: “Varsa suç savcılığa ver, gitmiyorsan defol git.” Peki neydi bu kadar öfkeye neden olan soru? UHRA Ltd. Şti. isimli bir şirketin, AŞTİ’de yapılan elektrik kablosu işini 3 milyon TL karşılığında aldığı ve bu şirketin AŞTİ’de  görev yapan biryetkili çalışana ait olduğu iddiasıydı. Sadece bu kadar. Bir gazeteci olarak, kamu yararı gereği bunu sorduk. Bunu kişisel bir hakaret ya da siyasi saldırı amacıyla değil, halkın parasının nereye, nasıl gittiğini öğrenme hakkı adına sorduk. Sayın Yavaş ise bu soruya cevap vermek, konuyu araştırmak, “etik dışıysa gereği yapılır” demek yerine,  bize “defol git” deme yolunu seçti. Geçmişte buna benzer kelimeler sarfeden siyasetçileri eleştiren. bir belediye başkanının ağzından, hem de kamuoyuna soru soran bir kişiye yöneltiliyorsa, burada bir samimiyet çelişkisi doğar. Siyasi nezaket bir lüks değil, bir zorunluluktur. Bir kamu görevlisi, eleştiriye açık olmalı, sorulara tahammül göstermeli, hakaret yerine açıklamayı tercih etmelidir.               Şimdi soruyorum: Böyle bir olaydan genel müdür veya sorumlu müdürün haberinin olmaması düşünülebilir mi? Fatura yine gariban işçilere mi kesilmiştir ? Ve en önemlisi: Şayet ortada hiçbir usulsüzlük yoksa, neden bir başkan böylesine öfkeli bir yanıt verme ihtiyacı duyar? Bu yazının muhatabı ne bir partidir ne de bir ideolojidir. Bu yazı, halka hesap vermekle yükümlü olan makamların samimi, şeffaf ve seviyeli kalmasını talep eden bir yurttaş kalemidir.   Refik Bayram Çubuk TV – Köşe Yazarı